Küresel ticaretin gelişmesiyle birlikte lojistik operasyonların kapsamı da her geçen gün genişliyor. Günümüzde bir ürünün üretildiği ülke ile teslim edildiği ülke arasında doğrudan bir sınır bulunması gerekmiyor. Bir işletme farklı ülkelerdeki üreticilerden ürün tedarik edebilir, başka bir ülkedeki müşterisine satış gerçekleştirebilir ve bu sürecin tamamını profesyonel lojistik organizasyonları üzerinden yönetebilir. Bu noktada uluslararası taşımacılık modelleri, işletmelerin ticari faaliyetlerini daha esnek ve verimli biçimde sürdürmesine yardımcı oluyor.

Özellikle farklı ülkeler arasında düzenli sevkiyat gerçekleştiren firmalar için taşıma planının doğru yapılması yalnızca ürünlerin bir noktadan diğerine ulaştırılması anlamına gelmiyor. Transit süreleri, gümrük süreçleri, taşıma maliyetleri, yükün niteliği, kullanılacak araç tipi ve güzergah seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle uluslararası lojistikte deneyimli bir operasyon ekibiyle çalışmak, tedarik zincirinin daha kontrollü ilerlemesine katkı sağlar.

Uluslararası ticarette öne çıkan modellerden biri olan 3. ülke taşımacılığı, çıkış ve varış noktalarının farklı ülkelerde bulunduğu, taşıma organizasyonunun ise bu iki ülkenin dışında yer alan bir lojistik firması tarafından gerçekleştirildiği yapıyı ifade eder. Örneğin Almanya’dan Kazakistan’a, İtalya’dan Özbekistan’a veya Fransa’dan Azerbaycan’a yapılan bir sevkiyat bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu model, özellikle farklı pazarlarda faaliyet gösteren üreticiler, ihracatçılar, distribütörler ve uluslararası tedarik zincirine sahip şirketler açısından önemli kolaylıklar sunar.

Üçüncü ülke taşımacılığının en önemli avantajlarından biri, işletmelerin lojistik süreçlerini daha geniş bir coğrafyada yönetebilmesidir. Bir firmanın Türkiye’de bulunması, Avrupa ile Asya arasındaki tüm taşıma operasyonlarının Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaz. Almanya’daki bir tedarikçiden Kazakistan’daki müşteriye doğrudan sevkiyat organize edilebilir. Böylece gereksiz aktarmaların önüne geçilerek zaman ve maliyet açısından daha verimli bir taşıma planı oluşturulabilir.

Bu taşıma modelinde operasyonun başarısını etkileyen bazı temel unsurlar bulunur. Bunların başında güzergah seçimi gelir. Taşınacak yükün özellikleri, teslimat süresi, sınır geçişleri ve bölgesel koşullar dikkate alınarak uygun rota belirlenmelidir. Bunun yanında yükün hacmi ve ağırlığı da taşıma yönteminin seçiminde önem taşır. Küçük hacimli yüklerde parsiyel taşımacılık maliyet avantajı sağlayabilirken, yüksek hacimli veya özel planlama gerektiren sevkiyatlarda komple taşıma daha uygun olabilir.

Uluslararası lojistik operasyonlarında kullanılabilecek başlıca taşıma seçenekleri şu şekilde değerlendirilebilir:

  • Komple taşımacılıkta araç tek bir müşterinin yüküne tahsis edilir ve sevkiyat doğrudan planlanır.
  • Parsiyel taşımacılıkta farklı müşterilere ait yükler aynı araç içerisinde organize edilerek maliyetlerin daha ekonomik hale getirilmesi hedeflenir.
  • Ekspres taşıma çözümleri, teslimat süresi kritik olan gönderiler için tercih edilebilir.
  • Intermodal taşımacılıkta birden fazla taşıma modu entegre biçimde kullanılabilir.
  • Multimodal operasyonlarda karayolu, denizyolu veya havayolu gibi farklı seçenekler birlikte değerlendirilebilir.

Avrupa ile Asya arasındaki ticaret koridoru, küresel lojistik açısından özel bir öneme sahiptir. Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Avusturya gibi Avrupa ülkelerinden başlayan yük hareketleri; Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan gibi Asya ve çevre bölgelerdeki pazarlara ulaşabilmektedir. Bu geniş coğrafya içerisinde mesafelerin uzun olması, lojistik planlamanın önemini daha da artırır.

Özellikle sanayi ürünleri, otomotiv parçaları, makine ekipmanları, tekstil ürünleri, yedek parçalar ve çeşitli ticari ürünler Avrupa ile Asya arasında düzenli olarak taşınmaktadır. Üretim merkezleri ile tüketim pazarlarının farklı coğrafyalarda bulunması, güvenilir ve sürdürülebilir lojistik bağlantılarına olan ihtiyacı artırmaktadır. Bu nedenle avrupadan asya taşıma operasyonlarında yalnızca aracın hareket etmesi değil, bütün sürecin baştan sona planlanması önemlidir.

Avrupa’dan Asya’ya yapılan taşımalarda güzergah belirlenirken teslimat adresinin yanı sıra sınır geçişleri, transit süreleri ve taşıma modları da dikkate alınır. Karayolu, özellikle bölgesel dağıtımlarda esnekliği sayesinde önemli bir seçenek oluştururken, uzun mesafeli operasyonlarda denizyolu veya farklı taşıma modellerinin sisteme dahil edilmesi maliyet avantajı sağlayabilir. Bazı operasyonlarda ise karayolu ve denizyolunun birlikte kullanılması daha dengeli bir çözüm sunabilir.

Acil teslimat gerektiren gönderiler açısından ekspres minivan taşımacılığı da önemli bir alternatif oluşturur. Özellikle üretim hattının durmasını önlemek için hızlı biçimde ulaştırılması gereken parçalar, zaman hassasiyeti bulunan ticari ürünler veya müşterinin teslimat süresine özel önem verdiği gönderiler için hızlı taşıma çözümleri tercih edilebilir. Burada amaç yalnızca aracı hızlandırmak değil, operasyonun tamamını mümkün olan en kısa sürede planlayabilmektir.

Dijital teknolojiler de uluslararası taşımacılığın önemli parçalarından biri haline gelmiştir. GPS destekli araç takip sistemleri sayesinde yükün hangi aşamada olduğu daha kolay izlenebilir. Operasyon merkezleri, taşımanın konumu ve tahmini teslimat süresi hakkında müşterilere bilgi sağlayabilir. Bu şeffaflık, özellikle uzun mesafeli ve birden fazla sınır geçişinin bulunduğu taşımalarda işletmelerin planlama yapmasını kolaylaştırır.

Üçüncü ülke operasyonlarında gümrük süreçlerinin de doğru yönetilmesi gerekir. Evrakların eksiksiz hazırlanması, yük bilgilerinin doğru aktarılması ve ülkelerin uyguladığı prosedürlerin önceden değerlendirilmesi olası gecikmelerin azaltılmasına yardımcı olur. Her ülkenin farklı mevzuat ve uygulamalara sahip olabilmesi nedeniyle taşıma planının yalnızca rota üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir. Lojistik operasyonun ticari ve idari boyutlarının da birlikte ele alınması gerekir.

Avrupa ve Asya arasındaki uzun mesafeli taşımalarda firmaların en çok dikkat ettiği konulardan biri de maliyet kontrolüdür. Navlun bedelinin yanı sıra yükleme, boşaltma, aktarma, gümrük, depolama ve olası bekleme maliyetleri de toplam lojistik bütçesini etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca ilk fiyat teklifine bakmak yerine operasyonun bütün maliyet kalemlerini değerlendirmek daha sağlıklı bir yaklaşım olur.

Bununla birlikte her işletmenin taşıma ihtiyacı aynı değildir. Düzenli ve yüksek hacimli sevkiyat yapan bir üretici için komple araç organizasyonu daha uygun olabilirken, daha düşük hacimli gönderiler yapan bir firma parsiyel taşıma seçeneğinden yararlanabilir. Teslimatın aciliyeti, ürünün özellikleri ve varış ülkesindeki dağıtım planı da taşıma modelinin belirlenmesinde etkili olur.

Bu noktada uluslararası operasyonları farklı coğrafyalarda yürütebilen lojistik firmalarının sunduğu çözümler işletmeler açısından önem kazanır. Avrupa, Balkanlar, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetler arasında geniş bir operasyon ağına sahip olan Logista Global, farklı ülkeler arasındaki taşıma süreçlerini tek bir operasyon planı içerisinde yönetmeye yönelik hizmetler sunmaktadır. Firma; komple ve parsiyel taşımacılığın yanı sıra express minivan, intermodal ve multimodal taşıma alternatiflerini de operasyonun ihtiyaçlarına göre değerlendirmektedir.

Logista Global’in çalışma alanında Almanya, İtalya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Gürcistan gibi önemli destinasyonlar da yer almaktadır. Bu geniş coğrafi kapsam, farklı ülkeler arasında düzenli sevkiyat yapan işletmeler için operasyonların daha planlı şekilde yürütülmesine katkı sağlayabilir.

Firmanın sunduğu dijital takip altyapısı da taşıma sürecinin izlenebilirliği açısından öne çıkmaktadır. Yükün hareketinin takip edilebilmesi, operasyon sırasında yaşanabilecek gelişmelerin daha hızlı değerlendirilmesine yardımcı olurken müşterinin de sevkiyat hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlar. Özellikle uzun mesafeli taşımacılıkta bu tür takip sistemleri, işletmelerin kendi tedarik ve satış planlarını daha doğru biçimde oluşturmasına destek olur.

Kategori: